YENİDEN BAŞLARKEN

Yepyeni bir tasarım ve içerikle karşınızdayım. 2 ay gibi kısa bir sürede 35 binden fazla kişi sitemi gezince böyle değişiklik kaçınılmaz oldu bir bakıma. Siteme gezen herkese gönül dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Beyinlerine, yüreklerine sağlık.... Önceki site tam bir acemi, çırak işiydi. Bu çalışma da usta işi  değil. Belki kalfa diyebiliriz. Yine de bazı yeni tasarım tekniklerini kullanmaya çalıştım. Sade, doyurucu estetik bir görünüm yanında dolu bir içerik olsun istedim. Siteye giren herkes ya kendinden bir şeyler bulsun, ya da en azından işine yarayabileceği küçük bir bilgi, tıklayabileceği bir öğe bulunması için yoğun çaba sarf ettim. Ayrıca bir kez girilip sonra aylarca girilmeyen bir site yapmak istemedim. Dinamik, sürekli güncellenen bir site olsun ve burası her gün girmek isteyeceğiniz bir sevgi bahçesine dönüşmesini arzuladım. Sitemdeki her kelimeyi her gün koklamaktan zevk alacağınız bir çiçek gibi özenle seçmeye çalıştım.

     Site yapmaktaki amacımı tek sözcükle özetlemek gerekirse; "paylaşmak".... İnternet dünyasında bir nokta da olsa  sizinle interneti paylaşmak istedim. Yalnızca bilgi paylaşılmaz, sevgi, dostluk da paylaşılır. Bencil insan, bencil toplum değil, paylaşan insan, sevgi dolu toplum hedeflemeliyiz bence.... Siteme üyelik falan koymayacağım. Sitemi gezen herkes hiç bir koşul ve zorlukla karşılaşmadan gönlünce gezebilir.

     Eğitimciyim, eğer eğitimciyseniz öncelikle "önce insan" demeniz, çocukları çok sevmeniz ve toplumcu düşüncede olmanız kesinlikle gerekli diye düşünüyorum. Yoksa bu işi yapamazsınız. Yalpalarsınız. Ayakta duramaz sağa sola sallanır durursunuz. Hele bir de oturmuş kişiliğiniz yoksa sağlam bir felsefeye de sahip değilseniz işiniz oldukça zor. Eğitim işi yaparsınız ama "eğitimci" olamazsınız. Aslında önemli olan iki şey var; birisi insan sevgisi, diğeri ise ülke sevgisi... Ne işi yaparsanız yapın; insan için, ülke için yapıyorsanız siz başarılısınız demektir. Yalnızca kendini düşünen ve toplumu hiçe sayanlar hata yapmak zorundadırlar. Yanlış onların içine sinmiştir. Onlar çevrelerine çok kötü koku salgılar dururlar.... Hep temiz ve şeffaf toplum istedim. Bu isteğim hiç bitmeyecek...

     Gün geçtikçe Atatürk'ün düşünceleri, ilkeleri ve devrimlerinin önemi daha da artıyor. Yeni nesile Atatürkçülüğü özüne inerek yılmadan, usanmadan anlatmalıyız. Uzun söze gerek yok Atatürk gençliğe hitabesini sanki bu günler için söylemiş... Nedense bu hitabe hiç güncelliğini yitirmiyor. Yine "yurtta barış dünyada barış" sözünü dünya canavarlarına nasıl anlatacağız? Atatürk'ün yıllar öncesinden önümüze koyduğu "muasır medeniyetler seviyesine ulaşma" vizyonuna; vizyonu olmayan bir toplum olarak nasıl ulaşacağız? Lozan uluslararası arenada kazandığımız en büyük başarıdır. Lozan'ı elimizden almaya ve yeniden Sevr'i getirmeye çalışmalarına ne demeli?

         GÖZÜM KALDI SENDE ALMAYA GELDİM.

     Bu öykü çok ilgi çekti. Açık konuşmak gerekirse ben bu kadar ilgi çekeceğini beklemiyordum. Sanırım 35 bin ziyaretçiye ulaşmamda bu öykünün de payı var. İnsanlar dürüstlüğe, duygusal, duyarlı ve yürekten gelen her sese kulak veriyorlar sanırım. Bence bu öykü bunu kanıtladı. Bu öyküyü belirli bir süre yayınlamaya devam edeceğim. Hep mutlu kalın, sevgiyle birlikte olun...

Erol KOCABABA    erol@kocababa.com